Faydalı Karar ve İçtihatlar

Aşağılayıcı ve Onur Kırıcı Söz Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Aşağılayıcı ve Onur Kırıcı Söz Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Yazar: Erol Hukuk Bürosu

Aşağılayıcı ve Onur Kırıcı Söz Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Müdahil ile sanığın eşinin tartışmaları sırasında olay yerine gelen ve müdahile “terbiyesizlik etme” dediği kendi ikrarı ile sabit olan sanığın söylediği bu sözün olayın cereyan şekli ve olayın meydana geldiği yer ile söylenme zamanı birlikte değerlendirildiğinde aşağılayıcı ve onur kırıcı nitelikte bulunduğu, sanık tarafından söylenen bu sözlerin sövme suçunu oluşturacağı ve suçun gerçekleşmesi için genel kastın yeterli olduğu sanığa yönelik haksız bir davranış da bulunmadığı cihetle sanığın sövme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın bu sözleri uğradığı davranış karşısında doğal bir tepki olarak söylediği ve cezalandırılmasına yeterli ve inandırıcı delil olmadığı şeklinde oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi, (2 CD.27.2.2005 4590-3348)

KARŞI OY

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki menfaat, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır. (Erman/Özek, kişilere karşı işlenen suçlar)

Şeref, haysiyet; bir insanın onuruna dayanan varlığına yönelik inandığı iyi duygu ve buna saygı gösterilmesine yönelik talep diye tarif edilmektedir. Kısaca kişinin kişisel değeri, onurudur,

          Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada sövmek gerekmektedir.

Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü aşağılayıcı nitelikte olup olmadığını tayin ederken toplumda hâkim olan anlayışları, örf ve adetleri göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu belirlemede tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.

Nitekim Dairemiz “sanık tarafından kendisine yöneltilen sövme içeren sözler üzerine sanığa terbiyesizlik etme diyen davacının bu sözleri oluşa göre uğradığı davranış karşısında doğal bir tepki olarak değerlendirilebileceği incelenmeden sövme olarak kabulü” demek suretiyle bozma kararı vermiştir. (2. Ceza Dairesi 23.10.2000 10721-11154 Haydar Erol TCK.2003-Ankara 54-1254)

Somut olayın incelenmesinde, şikâyetçi Seride İnci’nin, sanığın evine olay günü saat 18.30’da gelip posta kutum sökülmüş sizmi söktünüz diyerek sanığın karısı Gülay Korkmaz’ı suçladığı daha sonra ağzına geleni söyleyip piçlerine sahip çık diyerek hakaret ettiği ve söylenerek üst kattaki dairesine çıkıp bağırmaya devam ettiği sırada sanığın tartışma üzerine geldiği anlaşılmaktadır.

İddianamaye konu olan söz “seni ne zaman olsa yapacağım orospu” cümlesidir. Sanık bu sözü baştan itibaren red etmiştir. Bu sözü duyan hiçbir tanık beyanı yoktur. Sanık sadece Mahkemede 27.09.2001 günlü oturumda müştekinin ileri geri konuşmasına devam etmesi üzerine “apartmanda niye bağırıyorsun niye terbiyesizlik yapıyorsun” dediğini söylemiştir.

Yüksek Dairenin denetimine aldığı söz de budur. Mahkeme bu sözü oluşa göre uğradığı davranış karşısında doğal bir tepki olarak kabul etmiş ve sövmeye yönelik başkada delil bulamadığından beraat kararı vermiştir.

Müşteki posta kutusu kırılması sebebiyle sanığın karısıyla tartıştığını çelişmesiz kabul etmektedir. Kavga esnasında kadınların birbirine söylediği sözlerin varlığı ortadadır. Bağrışmaya gelen sanığın kendilerini ızrarla suçlanmaları ve ailesinin sövmeye maruz kalması üzerine hem kendi karısına hemde müştekiye müdahale edip “apartmanda niye bağırıyorsun terbiyesizlik etme” sözü uğradığı davranış karşısında doğal bir tepkidir. Kişinin onur, şeref ve saygınlığını incitecek seviyede sayılamaz. Suç yeri Bergama ilçesidir sözün söylenmesinden önceki olaylar değerlendirilmek durumundadır. Söyleniş şekli önemlidir.

Sanık ve ailesinin şikâyetçi olup karşılık dava açmamaları aleyhlerine kullanılamaz.

Kapılarına dayanıp ızrar suçu ile suçlayıp hakaret sözleri söylediği beyanı ile doğrulanan müşteki anlatımına rağmen sanığa yönelik haksız bir davranışta bulunulmadığı gerekçesi yerinde değildir.

Arz edilen nedenle sanığın beraatine dair yerel mahkeme kararının ONANMASI gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğa katılmıyorum.

Üye

                                                                                              HaydarErol

Share This Artcle :