Faydalı Karar ve İçtihatlar

TCK Madde 44 Taksir Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay 2 Ceza Dairesi

TCK Madde 44 Taksir Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Yazar: Erol Hukuk Bürosu

TCK Madde 44 Taksir Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Oluşa ve dosya içeriğine göre, 55 promil alkollü olarak sevk ve idaresindeki özel otosu ile meskûn mahalde çift yönlü 8 metre genişliğindeki yolda seyir halinde iken istikametine göre soldan yola girerek karşıdan karşıya geçmekte olan şikâyetçiye çarparak taksirli davranışı sonucu basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaralanmasına neden olan sanığın eylemi taksir oluşturması karşısında olayda unsurları oluşmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, (2CD.9.3.2009 17854-11047)

Karşı Oy:

Babaeski Sulh Ceza Mahkemesinin kararında TCK. nun 44.maddesi gözetilmeyerek, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ve taksirle yaralama suçundan hüküm kurması kanuna aykırı olduğu gibi, Dairemiz Sayın Çoğunluğunun Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraati gerekir, düşüncesine aşağıda arz edeceğimiz şekilde katılmak mümkün değildir.

1-Sanık hakkında 9.2.2006 tarihli iddianamede kamu davasına konu edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, tüm dosya kapsamıyla oluşmuştur.

5237 Sayılı TCK. nun l79/3.maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, bu suçu denetleyen Yargıtay 2.Ceza Dairesinin istikrarlı içtihatlarıyla yön bulmuştur. Buna göre; “Bu suçun oluşması için kişinin alkol ya da uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına karşın araç kullanması gerekir. Olayda sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemiyecek durumda olup olmadığı hususunun tıbbi bulgular ya da sanığın dışa yansıyan davranışları dikkate alınmak suretiyle saptanmalıdır.”

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.5.2007 gün ve 2-l03-lll sayılı kararında da, suçun uygulanma koşulları “yaptırım altına alınan eylem, alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanmasıdır. Bu suç kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol veya uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmayıp, kişinin bu halde emniyetli şekilde araç kullanamayacağını bilerek araç kullanması gerekmektedir. Kişinin emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun her somut olayda saptanması zorunludur. Bir başka anlatımla alkol veya uyuşturucu madde kullanılmasına rağmen kişinin emniyetli bir şekilde araç kullanabildiği hallerde bu suçun oluşması olanaksızdır” biçiminde açıklanmıştır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48.maddesine göre; uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.

Karayolları trafik yönetmeliğinin 97.maddesinin b/2.fıkrasında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinin kanlarındaki alkol miktarı, 0,50 promilin üstünde olanlar araç kullanamazlar, denilmektedir.

Alkol almış sürücünün, sürücülükteki yeteneğinin alkolün etkisi sonucu olumsuz olarak etkilendiği, küçük dozlarda kullanıldığında insanların sabırsız oldukları, zihinsel faaliyetlerin bozulduğu bilinmektedir.

Trafik mevzuatı uyarınca, suç tarihinde 0.55 promilli bulunan sanık alkollüdür. Alkol raporu 3.2.2006 günü saat l9.55 de Babaeski Devlet hastanesinden alınmıştır. Kaza aynı gün saat l9.20 de olmuştur ve kaza ile rapor arasında 25 dakikalık zaman farkı vardır.

Sanığın dışa yansıyan davranışı irdelendiğinde, trafik kaza tesbit tutanağında belirlendiği gibi, sanık aracını hızlı kullanmaktadır. Seyir esnasında “yolun sol tarafından yolu karşıdan karşıya geçmekte olan ve geçişlerini tamamlamakta olan yaya Recebiye ve oğluna çarpmıştır. Yayaların karşıdan karşıya geçişlerini tamamlamak üzere olduklarından kusurlarının bulunmadığı tutanakla belirlenmiştir. Firen mesafe izi 5,5 metredir. Bu sanığın hızlı olduğunu göstermektedir.

Sanık yaralamalı trafik kazasına neden olmuştur. Bu kazada yolun genişliğinin 8 metre olduğu gözetildiğinde, kazanın oluş şekli itibariyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullandığı anlaşılmaktadır.

Sanık alkollü olmasına rağmen aracını meskun mahalde hızlı kullanarak kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmiştir. Eylem, TCK.nun l79.maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını ihlal eder niteliktedir.

2-Babaeski Mahkemesi hükmünü kurarken TCK.nun 4.maddesini dikkate almamıştır. Bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın TCK.nun 44.maddesi hükmü karşısında sadece daha ağır cezayı gerektiren trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçundan sorumlu tutulması gerekirken ayrıca taksirle yaralama suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır. Yargıtay 9.Ceza Dairesi pek çok kararında (ör.9 CD. 12.l2.2007 11412-9308, l3.ll.2007 9982-8317, 26.ll.2007 4493-8619 vb.) bu hususu belirlemiştir.

Bu nedenle TCK.nun 44.maddesi yollamasıyla sanığın TCK.nun l79/2-3 maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken hem TCK.nun l79/3 hem de TCK.nun 89/l-2,b maddeleriyle cezalandırılması yasaya aykırıdır. Öte yandan yukarıda arz edilen sebeple trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu subut bulduğu halde, subutü kabul etmeyen Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne de katılmak mümkün olmamıştır.   

                                                                                                                                      Haydar EROL

      Yargıtay Üyesi

Share This Artcle :