Faydalı Karar ve İçtihatlar

Terbiyesizlik Etme Sözü Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Terbiyesizlik Etme Sözü Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Yazar: Erol Hukuk Bürosu

Terbiyesizlik Etme Sözü Hakaret Yargıtay 2 Ceza Dairesi

Şahsi davacının iddiaları, tanık anlatımları ve dosya içeriğinden, sanığın şahsi davacıya sarfettiği terbiyesizlik etme sözlerinin sövme niteliğinde olduğu nazara alınmadan beraat hükmü kurulması, (2CD.29.03.2006 7807-6196)

KARŞI OY;

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki menfaat, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.(Erman/Özek, kişilere karşı işlenen suçlar)

Şeref, haysiyet; bir insanın onuruna dayanan varlığına yönelik inandığı iyi duygu ve buna saygı gösterilmesine yönelik talep diye tarif edilmektedir. Kısaca kişinin kişisel değeri, onurudur.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek gerekmektedir.

Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü aşağılayıcı nitelikte olup olmadığını tayin ederken toplumda hâkim olan anlayışları, örf ve adetleri göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu belirlemede tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.

Nitekim Dairemiz “sanık tarafından kendisine yöneltilen sövme içeren sözler üzerine sanığa terbiyesizlik etme diyen davacının bu sözleri oluşa göre uğradığı davranış karşısında doğal bir tepki olarak değerlendirilebileceği incelenmeden sövme olarak kabulü” demek suretiyle bozma kararı vermiştir. (2.Ceza Dairesi 23.10.2000 10721-11154 Haydar Erol TCK.2003-Ankara 54-1254)

Somut olayın incelenmesinde; şahsi davacı ile sanığın Şehitlik Mahallesi Karacalar Sokak 5.nolu apartmanda oturdukları ve sanığın suçun işlendiği apartmanın yöneticisi olduğu görülmektedir. Şahsi davacı ile sanığın aralarında çıkan tartışmanın asansörle yük taşınma meselesinden çıktığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Apartman Yönetim Kurulu l2.l.2003 günlü oturumunda apartmanı koruyucu bir takım kararlar almış, aidat toplanmasını kararlaştırmış ve duyurularla asansörde yük taşınmamasını istemiştir. Buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuştur. Bu bilgi ve belgelerden, şahsi davacının birikmiş aidat borcu bulunduğu ve yönetim kurulu kararlarına uymamayı alışkanlık haline getirdiği anlaşılmaktadır.

Aynı apartmanda oturan tanıklardan Arif Kuzey, şahsi davacının yaşının verdiği bir aksiliği olduğunu, Osman Adıyaman ise, şahsi davacının yönetim kararına rağmen katının önünü yıkamadığını, aidatlarını ödemediğini söylemiştir. Şahsi davacının balkon demirlerini yapan Hasan Tok’da şahsi davacı ile sanığın karşılıklı bağırıştıklarını, şahsi davacının git başımdan demesi üzerine sanığın şahsi davacıya, terbiyesizlik etme dediğini söylemektedir.

Hükme esas alınan, mahkemenin üzerinde durduğu ve yüksek dairenin de hakaret tanımında yorumladığı söz budur.

Olayın, yönetimin asansörle yük taşınmasının yasaklanmasına rağmen, şahsi davacının balkon demirlerini asansörle taşıtması ve yangın merdivenini kapatması nedeniyle oluştuğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Şahsi davacı, birikmiş aidat borcu olan biridir ve yönetim kurulu kararlarına uymamayı alışkanlık haline getirerek yönetimle sorun içerisindedir.

Sanık apartman yöneticisi olarak görev yaparken, yönetim kurulu kararlarına aykırı işleme müdahale etmiş bu yüzden şahsi davacıyla tartışmıştır. 75 yaşlarında olan ve apartmanda aksi olarak tanınan şahsi davacının kendine bağırması, yönetim kararlarını dikkate almamakta ısrar etmesi ve git başımdan demesi üzerine söylediği terbiyesizlik etme sözü uğradığı davranış karşısında doğal bir tepkidir. Kişinin onur, şeref ve saygınlığını incitecek seviyede sayılamaz. Suç yeri Manisa ilidir. Sözün söylenmesindeki önceki olaylar değerlendirilmek durumundadır. Söyleniş şekli ve yeri önemlidir.

Mahkemenin maddi gerçek karşısında benimsediği kabulü, oluş ve suç tanımına yönelik açıklamalara uygundur. Yerel Mahkemenin isabet taşıyan beraat kararının ONANMASI gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.

                                                                                                                                                                                                               Haydar EROL

Yargıtay Üyesi

Share This Artcle :